Ansızın Denizi Görmek


Uyanmış olduğumu farketmeden kendimi otobüs durağında bulduğum sabahların birinde (ki durakta uyuduğumu sanarım)(yalan,hiç de sanmam.),normal olacağı üzere kendimi otobüse atmıştım. Yol birazdan sola kıvrılacak, sonra ilerden sağ ve yılan gibi bir yol, sonra düz gidecek vs. vs.. Ama o sabah bu ezberi bozan bir şey oldu. Daha o ilk dönüşe gelmeden, ansızın denizin orada olduğunu farkettim. Hayır hala uyumuyordum. Zaten rüya gibi değildi. Olabildiğine gerçek, tam karşımdaydı (tamam aslında uzaktaydı, ama karşımdaydı.). Garip olan görülebilmesi de değildi zaten, bende uyandırdığı duyguydu.

Ansızın denizi görmek,insanı karıştırmayı ve rahatlatmayı aynı zamanda başaran ender anlardan. Dahada bilinçli olduğum başka bir günde, başka bir yerde, yolda, semtte, ama yine bir dönüşün ardından, bir kez daha görmüştüm denizi ve o gün seslendirmiştim içimden geçenleri. Suratımda oluşan nahoş ifade, peşisıra bir gülümsemeyle bozulmuştu. Ve yine aynı rahatlık. Aynı deneyim..

Bugün farklı birşey oldu ama.. Yine farklı bir yerdeyim. Hatta çok farklı. Şehirlerarası otobüste, otuz bir nolu koltukta, tek kulağımda çalan müzikle birlikte uykunun ilk yudumlarını aldım. Gözlerimi açtım. Yoldaki arabaların ışıkları yüzerken, biz de hafif bir virajı alıyorduk.. Aynı his aldı beni. Bu seferki çok kısaydı.. Rahatlatmadıda. Durumu erkenden algılamıştım..

Arabalar yavaşladı, hatta durdu.. İlerde bir kaç polis aracı ve yanımızdan geçen ambulans.. Kaza olmalı.. Dışarısının geriliminin yanında otobüsün iğrenç kokusunu dert edinmek, insanlık suçu olmalı. İyisi mi dışarıya bakıyım...

İyi geceler.

Leave a Reply