Bir zamanlar orada



İlk uzun yolculuğumu bir köye; herhangi birine değil, anneminkine yapmıştım. Bugün bile 10-12 saat sürer bu yolculuk. Malum eski yollar ve otobüslerle daha da uzundu. Bu kadar net anımsamıyorum, sadece tahmin. Daha üç yaşlarındaymışım(tım)…

 

Üç yaşımı hatırlamasamda daha sonraki on beş (ve ya on sekiz) seneyi biraz kurgusal olarak doğru birleştirebiliyorum. Yaşanmış birçok şey var orada. Her köşesinde.. Denizi olan, sahil ve sokakları olan bir yerde neler paylaşılmaz. Dünyadan ayrı bir yerdi benim için. Pek yapamasamda abartmadan anlatmaya çalışayım. Güzel bir deniz bir koy, küçük tabi ki. Kumsal, ki gerçekten çok geniş, sessiz geceler, kuytuları olan akşamlar, sabahı karşılayan kitaplar, ışıklı uykular. Böyle yaşanırdı günler geceler, bazen yalnız bazen gürültülü..

 

Birkaç senedir hiç uğramıyorum nereden anlattığıma gelince, iki sabahtır sokak ole tanıdık karşılıyor ki beni.. Aynı kuş cıvıltıları, aynı güneş ve ağaçlar. Sanki oradan kopup gelmişler. Aynı kokuyu duyduğumu bile iddia edebilirim. Bir manzara olarak değil, ama bir his. Sokağa adim atışım sanki otobüsten köye inişim gibiydi.. Sonra büyü bozuldu tabi ki. İki adım sonra çöp kamyonun gürültüsü ve kokusu her şeyi dağıttı. Bir sabah da böyle geçti.

——

Bir sabah yazıldı. Çok oldu. Belki bir kaç ay.

Leave a Reply