Modern Dünyanın Delhizleri

Biraz şanslı bir sabah, dışarısı sıcak ve rüzgarsız olmasına rağmen, sert ve soğuk bir rüzgar uyandırdı beni. Şu bedava dağıtılan gazetelerin, tek kalan yaprağı süzüldü yerde rüzgarın iradesiyle. Kendi isteğiyle durdu sonra. Bense gitmekteydim..

Saatler sonra aynı delhize geri döndüm. Hava hala kararmamıştı. Gün ışığının girmediği bu yeri, her tarafa asılan lambalar aydınlatıyordu.. Sonra yine aynı rüzgar esti. Bu sefer etkilediği bir gazete yaprağından fazlasıydı. Beni de peşine aldı, gittik. Az ileride merdivenler vardi. Dünyanın tenha yerlerinden biriydi burası. Yinede merdivenlerden çıkarken başkalarını görmek olası bir durumdu. İlginç olan beni yanlız bırakmayan rüzgardi. Merdivenler ise sadece bir üst kademeye çıkıyordu. Hala olmayı istediğim yerde değildim. Biraz ilerde sağımda bir başka merdivenle buluştum, solumda da bir tünel uzanıyordu. Tünelin ucunda da bir başka merdiven.. Sağımdaki merdiven kuşkusuz gün ışığına çıkmaktaydi. Ben yine de tünelin yolunu tuttum ve bu sefer beni kontrol eden rüzgar da yoktu. Ilerledim ve merdivenleri çıktım. Her adimda biraz daha gün ışığına yaklaştım. Ağaçları bile görüyordum sonunda.

Bütün merdivenleri bitirip delhizden çıktım. Aşağıdakinden daha temiz olmayan havayi tadip yoluma devam ettim. Benim önümden de metroya yetişecek insanlar zindanlara doğru uzandılar.

Leave a Reply