Saçlarım kadar dağınık ruhum

Güzel bir gün ve “son”. Akşamın bir saati, vapurun Haydarpaşa ‘ya yanaşmasını izlerken, camda kendimi gördüm. Dağılmıştı saçlarım. Ruhum da pervasız dağılışının gün dönümündeydi.

Işıkların suda salınmaları vardı dışarda, bir de gökyüzünü delen başkaca ışıklar(ki yıldız değiller). İçeride insanlar, bugün daha fazlalar, bu yaz gecesinin tadından bir haber dalgalanmaktalar.. Ben bir köşede oturmuş, yazı yazmayan bir kalemle konuşmaktaydım. Daha iki gün önce saçlarımı kestirişimi anımsadım. O gün güzeldiler.

Bugün dayanamayıp dağıttılar… Bu basit bir rastlantı değildi. Çünkü insanın saçları ya olduğu ya da olmak istediği gibidir. Bütün buhranların ve mutlulukların aynasıdır. Işte bu yüzden ki her bunalımın suçlusu gibi onlar yargılanır. Aynı sebepten ki insan en fazla saçlarının dağınıklığı kadar başkalaşır..

Bir gün daha bitiyor sanırım.

Leave a Reply