Sonuçlar Üzerine
İki evin arasından güneş bana baktı. Tebessümle karışık bir eziklik ve ben geçtim. Selamlamayı dilerdim, söyleşmeyi..
Konuşmak için sebepler aradığım yanlızlıklarda, her ne kadar kendimi muhattap bulsamda kendimle; ağaçları, bulutları, güneşi alıyorum karşıma. Cevap vermeyeceklerini bilerek sorulara boğuyorum onları ta ki beni terk edesiye kadar. Belki koltuğuma dönüp gri çerçeveli kırmızı saatle konuşmalıydım.
Bu; zahirilikler üzerine kurulmuş bir dünya benim yarattığım. Terslikler üzerine kurulu yalan anların, benim dünyamda anlamlaşmasından ve hatta maddeleşmesinden ortaya çıkan bir dünya. En kötü yanı ise, farkındalığın ağır bastığı anlarda; bu ilüzyonun ardındaki gerçekliğin bana bir bakış fırlatması, bütün kalelerimi al aşağı etmesi..
Boşluğun içersinde tekillikde anlamını kaybediyor. Sonunda boşluğun yerini de boşvermişlik alıyor.
Leave a Reply